Amazon kapak resmi
Amazon.com'dan alınan resim
Google Jackets'tan alınan resim

Ahlat Ağacı by Mehmet Başaran

Yazar: Materyal türü: MetinMetinYayın ayrıntıları:İstanbul Literatür Yayınları 2020Baskı: 3. bskTanım: 95 pISBN:
  • 9789750408205
Diğer başlık:
  • Ahlat Ağacı
Konu(lar): DDC sınıflandırma:
  • 811.42  BAŞ 2020
Özet: "Kırk bin köyün en yoksullarının birinden geliyordu Başaran. Kendi yağiyle kavrulmuş insanların sabırlı sessizliği hâlâ üzerindeydi. Sin sin, için için bakışları, yakalanması güç, ama yakalanınca da insanı birden ısıtan bakışları vardı. Köylünün bahtı gibi kolay kolay açılmaz, ama açıldı mı yaman açılır, birden sözün en acısı veya en tatlısiyle boşanıverirdi. Başaran'ı tanıdığım zaman daha büyük şehir görmemişti. Hâlâ da görmüş sayılır mı bilmem. Ama bir yeniden doğuşun tozu toprağı... Köylü Başaran bir yandan duvar örmüş, bir yandan düşüncesini dünyaya açmıştı. İlk konuşmamızda kendimi uyanık ve işlek bir zekâ karşısında bulmuştum. İstanbul'da, Ankara'da düşüncenin ve sanatın ne sularda olduğunu biliyordu. Başaran şiire dersten kaçıp gelenlerden değildi. Bu tatlı belayı başına ne zaman sarmıştı bilmem; ama kısa bir zamanda Almancayı söktürdüğü kadar kısa bir zamanda çıraklık devresini geçirmiş, sorumsuz şairanelikten, dumanlı edebiyattan kurtulmuştu. Daha yeni şairleri tanımadan, yeni şiirin aradığı yalın sözü sezinlemişti. - Sabahattin Eyuboğlu
Materyal türü: Kitaplar
Bu kütüphanenin etiketleri: Kütüphanedeki eser adı için etiket yok. Etiket eklemek için oturumu açın.
Yıldız derecelendirmeleri
    Ortalama derecelendirme: 0.0 (0 oy)
Mevcut
Materyal türü Geçerli Kütüphane Ana kütüphane Yer Numarası Durum İade tarihi Barkod
Kitaplar Kitaplar Hoş Kubbe Hoş Kubbe 811.42 BAŞ 2020 Kullanılabilir HK08346

"Kırk bin köyün en yoksullarının birinden geliyordu Başaran. Kendi yağiyle kavrulmuş insanların sabırlı sessizliği hâlâ üzerindeydi. Sin sin, için için bakışları, yakalanması güç, ama yakalanınca da insanı birden ısıtan bakışları vardı. Köylünün bahtı gibi kolay kolay açılmaz, ama açıldı mı yaman açılır, birden sözün en acısı veya en tatlısiyle boşanıverirdi. Başaran'ı tanıdığım zaman daha büyük şehir görmemişti. Hâlâ da görmüş sayılır mı bilmem. Ama bir yeniden doğuşun tozu toprağı... Köylü Başaran bir yandan duvar örmüş, bir yandan düşüncesini dünyaya açmıştı. İlk konuşmamızda kendimi uyanık ve işlek bir zekâ karşısında bulmuştum. İstanbul'da, Ankara'da düşüncenin ve sanatın ne sularda olduğunu biliyordu. Başaran şiire dersten kaçıp gelenlerden değildi. Bu tatlı belayı başına ne zaman sarmıştı bilmem; ama kısa bir zamanda Almancayı söktürdüğü kadar kısa bir zamanda çıraklık devresini geçirmiş, sorumsuz şairanelikten, dumanlı edebiyattan kurtulmuştu. Daha yeni şairleri tanımadan, yeni şiirin aradığı yalın sözü sezinlemişti. - Sabahattin Eyuboğlu

Gemini Bilgi Teknolojileri A.Ş. tarafından düzenlenmiştir